Bilindiği üzere İslâm, Yüce Yaratı'cının insanlığın dünya ve ahiret saadeti için gönderdiği ve mensubu bulunduğumuz dinin adıdır. Din, insanların hem dünya hem de ahiret işlerini düzenler. Allah'ın ilminin sonsuz olduğunu söylemeye bile gerek yoktur. Özellikle insanlar tarafından bilinmesi mümkün olmayan gayb ilminin yegane kaynağı İlâhî beyanlardır. İlahi beyan ile yani Kur'an âyetleriyle meselenin incelenişine geçmeden önce "Eshâb-ı Kehf kavramı üzerinde kısaca durmak istiyoruz.
Eshâb, Arapça bir kelime olup, sahip kelimesinin çoğuludur. Sahib, dost, arkadaş, yârân manalarına gelmektedir. Buna göre eshâb, dostlar, yaranlar, arkadaşlar anlamına gelmektedir. Kehf ise, dağlarda oyulmuş ev gibi yerlere denmektedir. Genellikle bunu ifade için mağara kelimesi kullanılır. Küçüğüne Gâr, büyüğüne de Kehf denir. Bu kelimenin Türkçe karşılığı ise, İn'dir. Şu halde Eshâb-ı Kehf kelime olarak, Mağara Dostları, Mağara Arkadaşları, Mağara Yârânı anlamlarına gelmektedir.(1) Kavram olarak ise, zamanın hükümdarının zulmünden kaçarak bir mağaraya sığınıp, orada 309 yıl uyuyan, uyandıktan sonra da tekrar vefat eden ve Kur'an'da bahsi geçen gençleri ve birde köpekleri Kıtmîr'i ifade etmektedir. Biz konuyu incelerken Türkçeleştirmeye gerek görmeden Eshâb-ı Kehf kavramını kullanacağız. Zira herkes tarafından bu kavram kullanılmakta ve maksad anlaşılmaktadır.
(1) Miras, Kâmil, Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrid-i Sarih Tercemesi, C. IX, Ankara 1984, sh. 200; Elmalı, Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili, C. V, İstanbul 1982, sh. 3224; Duman, Bilâl, Eshâb-ı Kehf in Düşündürdükleri, İçel Kültürü, S.I, sh. 13.